Bu makale 52 kez okundu.

 

 

 

Uzunluğu bir aylık mesafe, genişliği bir aylık mesafedir.Bazı hadislerde varid olmuşturki,Yemendeki San'adan,Filistindeki beytilmakdise kadar, suyu sütten beyaz, baldan tatlı,su bardaklarının sayısı gökteki yıldızların sayısı kadardır.Her kim ondan bir içimlik içerse,ondan sonra bir daha susamaz.O havzi kevsere müminler nail olurlar.Ondan mu‘ridun(Kur-' andan yüz çevirenler) uzaklaştırılırlar.Allahın Resulü,Ümmetinin bazısı-

nın uzaklaştırıldığını görünce: Yarabbi,Yarabbi, ümmeti,ümmetim der. Ve ona denir:Onlar senden sonra neler ihdas ettiler bilmiyorsun?Denirki:

Helak oldular,helak oldular….(Buhari)

20.MESELE: İtika ederizki, muvahhid müminlerden cehennemde ebedi kalmaz.Bazı ehli kıble olanlar günahları sebebi ile ve büyük günahla- rından cehenneme girerler fakat ebedi kalmazlar.Hariciler ve mutezile bu konuda muvahhidlerin ebedi kalacaklarını söylediler. Ama yalan söyledi- ler.Hayır,muvahhidler cehennemde ebedi kalmazlar.Sahih bir rivayette: Peygamberimiz (sav):Lailahe illellah diyenler ve kalbinde imandan zerre miktari olanlar çıkarlar.(Muttefekun aleyh) Bu delalet ediyorki,günah sa- hibi olanlar cehenneme girerler ve narda ebedi kalmazlar,ordan çıkarlar. Çünkü onlar muvahhidtir,ehli tevhidtir.

21.MESELE:Biz itikd ediyoruzki, muhakkak şefaat haktır.Bu şefaat kim

e izin verirse,kim için razı olursa Allah,o kimse şefaat eder. Deliller: Allah katında, O’nun izin verdiği kimselerden başkasının şefaati yarar sağlamaz. Sonunda kalplerinden korku giderilince, "Rabbiniz ne buyurdu?" derler. Onlar da şu cevabı verirler: "Hak olanı buyurdu. O yücedir, uludur."(Sebe:23)Allah onların önlerindekini de arkalarındakini de (bildiklerini de bilmediklerini de) bilir. Onlar Allah’ın razı oldukların dan başkasına şefaat edemezler ve Allah korkusundan titrerler!(Sebe:28)

Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; diridir, her şeyin varlığı O’na bağlı ve dayalıdır. Ne uykusu gelir ne de uyur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O’nun izni olmadıkça katında hiçbir kimse şefaat edemez. Onların önlerinde ve arkalarında olanları O bilir. O’nun ilminden hiçbir şeyi -dilediği müstesna- kimse bilgisi içine sığdıramaz. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine almıştır. Onları korumak kendisine zor gelmez. O yücedir, mutlak büyüktür.(Bakara:255) Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri hiç bir şeyle yarar sağlamaz; ancak Allah'ın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka.(Necm:26) Şefaatçı iki şartla şefaat eder.1.Şart:Nebilerden,veyahut velilerden,dünya sultanlarının hila fına salih kişilerden olan kişiye Allahın izin vermesi. 2.Şart: Allahu tebareke ve tealanın şefat edilen kişiden razı olması.Bizim Peygaberimiz in şefaatları vardır.Bütün enbiya şefaat ederler.Şefaatı kübra ise,Peygabe rimize has ve özeldir.O günde ulul-azım peygamberlerden her biri der: Nefsi nefsi…Ve insanlar bizim peygamberimiz(sav)e gelir.Derki,Ben bu nun içinim. O da MAKAMI MAHMUD tur. Peygamberimiz(sav) arşın altına gelir. Sena ederek Allaha yalvarır. Dünyada iken onu tezekkür etmezdi.Alahu teala ona der: Kafanı kaldır!İste,isteğin verilecek,şefaat et şefaatın kabul edilecektir. Sonra enbiya şefaat edecek,sonra evliya şefaat edecek, onlarda kimi iki kişiye şefaat edecek, kimi ehli beytine şefaat edecek. Müslüman oldukları zaman.Bir hadiste: Şu üç sınıf şefaat eder:1- Enbiya (nebiler),2- Ulema (âlimler),3- Şüheda (şehitler). (İbni Mace)

22.MESELE:Biz itikad ederizki,Peygamberimizin cennete gireceklerine şahitlik yaptığı kişiler cennete girer.Cennetle müjdelen on kişi gibi.Biz şahitlik ederiz:Ebubekir,Ömer ,Osman,Ali,Talha,Zubeyr,Saad,Abdurrah- man ibni Afv,Said ibni Zeyd ve Eba ubeyde hepside cennettedirler.Alla- hın rıdvanı üzerlerine olsun.Ve yine Sabit ibni Kays ve peygamberimi- zin zikrettikleri cennetliktir. İbni Teymiyye başka bir meselede, Bir kimsenin adaleti,celaleti iştihar etmişse, cennetlik olduğuna şahitlik yapılır.Her ne kadar bu konuda nas yoksada. Ehli ilim burada iki görüş beyan ettiler.Bir bölümü:Hakkında nas yoksa şahitlik etmeyiz. Bir bölü- mü ise, İmam Malik,İmam Şafi,İmam Ahmed ve İmam Azam gibilerinin imameti maruf olduğu için cennetlik olduklarına şahidlik ederiz.Delil olarakta şu hadisi delil getiriyorlar. Enes (ra) şöyle dedi: “Nebi (sav)’in yanından bir cenaze geçirildi ve ondan hayır ile sözedildi. Diller ardı arkasına hayır söyledi, dediler ki, bildiğimiz kadarıyla bu kişi, Allah’ı ve Rasulünü seviyordu.

Bunun üzerine Nebi (sav) şöyle dedi:‘Vacip oldu, vacip oldu, vacip oldu.’

Yine bir cenaze geçirildi ve ondan da kötü bir şekilde sözedildi. Diller ardı arkasına ondan kötü bir şekilde sözettiler ve dediler ki, bu kişi, Allah’ın dininde ne kadar kötü birisi idi.

Bunun üzerine Nebi (sav) şöyle dedi:‘Vacip oldu, vacip oldu, vacip oldu.’

Ömer (ra) şöyle sordu: Anam babam sana feda olsun.Bir cenaze geçiril- di, ondan iyilikle sözedildi. Sen vacip oldu, vacip oldu, vacip oldu dedin. Bir başka cenaze daha geçirildi. Ondan kötülükle sözedildi sen yine vacip oldu, vacip oldu, vacip oldu dedin.

Rasulullah (sav)‘Kendisinden hayırla sözettiğiniz kimseye cennet vacip oldu, kendisinden kötülükle sözettiğiniz kimseye de cehennem vacip oldu. Melekler Allah’ın gökteki şahidleridir. Sizler de Allah’ın yeryüzündeki şahidlerisiniz! Sizler Allah’ın yeryüzündeki şahidlerisiniz! Sizler Allah’ın yeryüzündeki şahidlerisiniz!’ buyurdu.”(Buhari )

23-MESELE: Biz itikada ederiz,Peygamberimizden sonra ümmetin en efdalı Ebubekir,sonra Ömer,sonra Osman ve sonra Ali.(Allah cümlesin- den razı olsun) Allah Resülundan sonra en üstünü Hz.Ebubekirdir.Fazile- ti hakkında şu hadisler delildir.Peygamberimiz buyurdu:Şayet yeryüzü ehlinden bir halil edinsydim,Ebubekiri edinirdim.Fakat arkadaşınız Alla-

Hın halili-dostudur.(Muttefekun aleyh) Huzeyfeden Tirmizinin rivayatin de Peygamberimiz:Benden sonra şu iki kişiye iktida edin,uyun.Ebubekir ve Ömer. Allah kendisinden razı olsun. Adaletinin feyzi aktı gitti. Sonra Ömer ibni Hattab celaletinden,peygamberimizin meşhur hadislerinde zikr ettiği için.Sahiheynde geçtiği gibi en faziletli Osmandır.Hz.Ömer biz Allah resulü zamanda,peygamberimizden sonra ümmetin en faziletli- si Ebubekir,Ömer ve Osmandır derdik. Sonra Ebu Talibin oğlu,Hasanın babası Alidir.Fazilet ve hilafet bakımından dördüncüleridir.Şianın yaptı ğı gibi yapmayız.Şia Ali hakkında çok aşırı gittiler. Taki bazıları onu ilah kabul ettiler.Bazılarıda buğz ve lanet ettiler.Allah ondan razı olsun.Biz onu severiz ve veli ediniriz. Allahın,Allah resulünun ve sahabesini verdi- ği değeri ve mertebeyi veririz.

24.MESELE: Biz itikad ederiz, şüphesiz her kim arrafa ve kahine gelir ve onların dediklerini tasdik ederse, Hz.Muhammede(sav) indiriline kafir olmuştur.KAHİNLER: Geçmiş ve gelecek zamana ait gaybi bildiklerini iddia edenlerdir.Bu konuda cinleri istihdan ettiklerini söyleyenlerdir.Her kim onlara gelir, söylediklerini tasdik ederek,fayda umduklarını veyahut zaralarını defedeceklerini beklerse,Allahın kitabına,Peygamberin sünnet- ine, Allah resulüne indirilene kafir olmuştur.Bir hadiste:Her kim Kâhin veya arrâfa itibar ederek bunları tasdik ederse Muhammed’e indirileni inkâr etmiş sayılacakları, namazlarının kırk gün kabul edilmeyeceği ve cennete giremeyecekleri bildirilmiştir. (Müsned,Müslim) Buda biline!

25-MESELE: Biz itikad ederiz, Şüphesizki:Temaim(muska ve tilsim)i ipten,halkadan,demirden yaparsa, onda menfaat veyahut defi zarar oldu ğuna itikad ederse,inanırsa kesin müşrik olmuştur.Bazı alimler Kur’an- ayetlerinde yapılır ve bağlanırsa,bunu istisna etmişler.Doğru olan men etmektir. Seddi zeria gereği şirk ve fitnenin kapısını kapatmak iyidir.

Her kim muska bağlarsa, Allah onun işini tamalamasın!

Her kim halsız ve zayıflıktan kurtulmak için bunu bağlarsa,o kimsenin halsızlığı artar.

Her kim bir takım ipleri bağlayarak, işinin düzelmesini beklerse,onun işi fesada uğrar.

Her kim demirden her hangi bir şeyi bağlarsa, bununla bir şeyi def etmek

Veyahut ona menfaatı yaklaştırmak için yaparsa, Allah onu o demirlerin içinda cehennem ateşine koyar.

Şu kesin olara biline ki, fayda vermez,zararı def etmez, rızık vermez,afi yet vermez,şifa vermez,diriltmez ve öldürmez.Bunları ancak Allah yapar

Şu ayeti kerimeye kulak verelim: O, göklerin ve yerin egemenliği kendisine ait olan, çocuk edinmeyen, egemenliğinde ortağı bulunmayan, her şeyi yaratan, yarattığına belli bir ölçüye göre düzen veren Allah’tır.

Oysa onlar, Allah’ı bırakıp hiçbir şey yaratamayan, aksine kendileri yaratılmış bulunan, bizzat kendilerine bile bir zarar ya da faydaları dokunmayan, ölüm, hayat ve ölümden sonra yeniden diriliş de ellerinde olmayan (sahte) tanrılar edindiler.(Furkan:2-3)

Husayn sözlerini ve vaatlerini böylece sürdürdü… Peygamber(sav)onun sözleri karşısında sessizce dinliyordu…Husayn konuşmasını bitirince… Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Bitirdin mi? Ey Ebû İmrân!” diye sordu. Husayn “Evet” dedi. Resûlullah (sav)şöyle devam etti:

- Sorduklarıma cevap ver!
- Ne istiyorsan sor!
- Ey Ebû İmrân! Kaç ilaha ibadet ediyorsun?
Yedi ilaha… Altısı yerde… biri gökte!
- Malın helak olduğu zaman kime duâ edersin?
- Göktekine duâ ederim.
- Yağmursuzluk çektiğinde kimden yağmur istersin?
- Göktekine duâ ederim…
- Çocukların aç kalırsa kime duâ edersin?
- Göktekine duâ ederim…
- Duâna icabet eden sadece o mu yoksa hepsi birden mi icabet ederler?
- Elbette ki o tek başına icabet eder…
Tek başına icabet eder… Tek başına sana nimet bahşeder… Ama sen ötekileri de ortak edersin… Yoksa senin aleyhinde ona karşı onların galip gelmesinden mi korkuyorsun?
- Hayır… Ona karşı güç yetiremezler…
- Ey Husayn! Müslüman ol da sana Allah’ın fayda vereceği bazı sözler öğreteyim…Bunun üzerine Husayn iman etti. O ana kadar bir yerlerde gizlenip konuşulanları dinleyen İmrân ortaya çıktı ve babasının elini, ayağını öpmeye başladı. Bu tabloyu gören Efendimiz (sas) ağlamaya başladı.Sahabe:Ya Resûlullah! Neden bu gözyaşları dediklerinde,Efen- dimiz (sav) buyurdular ki: “İmrân’ın hareketinden dolayı ağladım! Babası içeri girdiği zaman İmrân ne ayağa kalkmış, ne de yüzüne bakmıştı.Fakat Husayn,Müslüman olunca babalık hakkını ödedi.. (İbn Hacer, el-İsâbe, 1/337-338)

26.MESELE: Biz itikad ederiz, Sihirbazlar,sihir yapanlan melundur ve haddi-cezası kılıçla öldürmektir. Her kim sihir yaparsa, veyahut öğrenir se, mezhep imamlarının ekserisinin katında o kimde kafirdir.Tekfir edile- cek günahı irtikap etmiştir.Bazılarının katında ise,bunlar azınlıktır. Bir kimse yedi helak eden büyük günahlardan birini ederse, bu böyledir.Al- lahımızdan afiyet ve selamet diler ve isteriz. Alimler dedilerki,sihri öğrenmek haramdır.Hatta sihri sihirle sihre uğrayanı tedavi etmek dahi olsa,sihirlenmiş kişi tedavi etmek için hadislerda varid olanı yapılabilir.O şudur: Sidir ağacından yedi yaprak alarak,onları ezip öğüterek suyun içine koyarak,üzerine üç ihlas,üç felak,üç nas surelerini okumaktır.Sonra o su ile boy abdesti almaktır.İnşaellah şifa bulur.

İKAZ: Kur’an okumak,ama kahin, arraf ve sihirbazdan çözmesini iste- mek.Eğer bir kimse bunu yaparsa, isaet-kötülük ve kendine zulmetmiştir.

27.MESELE:Biz itikad ederiz,sahabe arasında meydane gelen ihtilaf ve çekişmelerinde işin içine girmeyiz,burnumuzu sokmayız. Aksine hepsini

 

Son Güncelleme (Cumartesi, 29 Ağustos 2020 23:03)