Bu makale 213 kez okundu.

EHLİ SÜNNETİN ÖZETLE İTİKADI-2

bana, ilâhınızın, sadece bir ilâh olduğu vahyolunuyor. Artık her kim rab- bine kavuşmayı bekliyorsa dünya ve âhirete yararlı iş yapsın ve rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın."(Kehf:110) İşte bu gerçekler bilin- diği zaman,uluhiyyet tevhidi: Tüm peygamberlerini davetidir.İbadette Allahın birliği ve mabudiyetin tekliğidir.İstiva ayetlerinin Kur’andaki ayet numaraları:(Araf:54, Yunus:3, Rad:2, Secde:4, Hadid:4, Taha:5)

5.MESELE:Biz itikad ederizki, Kur’an ve sahih sünnette bize gelen Al- lahın güzel isim ve sıfatları vardır. Biz bunlara Allaha layık bir şekilde iman eder,nasıllığını,temsilliğini, teşbihini yapmaz,tatil etmeyiz.İbtal et- meyiz.Fakat Allahun teaala kendisi için sabit olan sıfatlarını bizde isbat ederiz.El gibi.Allahın eli vardır.Kendine layık keyfiyeti,temsili olmadan ve temelli ortadan kaldırmadan itikad ederiz.Allahın eli mahlukatın elleri ne benzemez.Ama elinin olduğunu tesbit ederiz.Başka göz gibi,istiva gibi,kelam gibi,meşiet gibi ve Kur’an ve sünnette varid olan sıfatlar gibi.

Eşarilerin dediği gibi demeyiz.Onlar Allahın elini isbat ettiler.Fakat diğerlerini inkar ettiler.Bu halleri ile hata ettiler ve bidata düştüler.

Mütezile gibide demeyiz.Onlar ise, isimleri isbat ettiler,sıfatları nefyet- tiler.Böylece hata ettiler ve bidata düştüler.

Ancak biz ehli sünnet şöyle deriz:Aynen isim ve sıfatlarda Muhammed (sav)ın ashabının dediği gibi deriz.Allahın tahrif etmeden,teşbih etmeden Temsil misal vermeden, ortadan kaldırmadan(tatıl) kendisi için tesbit et- tiği gibi tesbit ederiz. İşte bu halis olan dindir.

İmam Şafi(ra)nın dediği gibi:Allahın kitbında muradi ilahi üzere Allah- tan gelenlere iman ettim.Ayrıca Resulünun sünnetinde ondan geldiği ve muradi üzerine iman ettim.

6.MESELE:Biz itikad ederizki, Allahu teala ahirette görülür ve bütün müminler gözleri ile görürler.Verilen nimetlerden ziyade olarak. Allahu teala buyuruyor: Hayır (ey insanlar)! Doğrusu siz çabucak gelip geçeni seviyorsunuz, Âhireti ise bir yana bırakıyorsunuz. Oysa o gün bir kısım yüzler rablerine bakarak mutlulukla parıldayacaktır;Bir kısım yüzler ise o gün insanın belini kıracak bir felâketi sezerek sararıp solacaktır.(Kıya- met:20-25) Ve gerçek şu ki onlar, o gün elbette rablerinden mahrum kalacaklardır.(Mutaffıfın:15)Allahu teala Kur’andan yüz çevirenlere bunu der.Ne zaman ki,ehli masiyet ve yüz çevirenler ve ehli fucur perdedelenir.İşte bu,mefhumu muhalif olarak,şüphesiz müminler Allahu süb- hanehu ve tealayı görürler.Buhari ve Müslimde sahih rivayette Peygamb- erimiz(sav) buyuruyorlarki:Şüphesiz siz kıyamet günü açık bir şekilde Rabbinizi göreceksiniz.Şu ayı gördüğünüz gibi.Onu görmekten kalabalık tan dolayı sıkıntı çekmiyeceksiniz.Kur’anda bir ayette’’ ZİYADE’’ kelimesi ile ifade edilir.Şeyhul İslam İbni Teymiyye(ra)nin dediği gibi…

Çünkü bu hadiste şöyle tefsir edildi.Zira o Allahın Kerim olan cemalına nazar-bakmaktır.Bizler istiyoruz:Yerler ve gökler kadar geniş olan cennette cemalını bize göstersin.Bu ehli sünnet vel cemaatın itikadıdır.Bu ara- da mütezileye göre,ne dünyada ve nede ahirette görülmez.Bazı aşırı sofilere göre ise,Allahu teala dünya ve ahirette görülür.Ehli sünnet vel cemaat ise,isabetli karar verdiler.Allah tebareke ve teala dünyada görülmez. Ahirette görülür.Allahu teala araf suresinde şöyle buyuruyor: Mûsâ, tayin ettiğimiz vakitte (Tûr’a) gelip de rabbi onunla konuştuğunda o, "Rab bim! Bana görün; sana bakayım" dedi. Rabbi, "Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak; eğer o yerinde durabilirse sen de beni görebilirsin" buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti; Mûsâ da bayılıp düştü. Kendine gelince dedi ki: "Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tövbe ettim; ben inananların ilkiyim." (Araf:143)

7.MESELE:Biz itakad ederiz:Şüphesi Kur’an aziz ve celil olan Allahın kelamıdır,sıfatlarından bir sıfatıdır.Bu çeşit sıfatları kadimdir,ahad olan- lar ise hadisdir.Allah dilediği zaman,dilediğinde konuşur.Konuştuğu za- man, onun kelamıdır Kur’an.

Cehmiyye bunu inkar ettiler ve dediler ki:Kur’an mahluktur.Sıfat değil- dir.Allaha yemin olsunki, yalan söylediler.Allahu teala buyuruyor: Ve eğer müşriklerden biri senden korunma isterse, Allah’ın sözünü duyma- sına fırsat vermek için onu koruma altına al; sonra onu kendi güvenlik bölgesine ulaştır. Bu uygulama, onların bilmeyen bir topluluk olma-l arından dolayıdır. (Tevbe:6) Bunlara karşı İmam Ahmet kıyam etti. Halife Me’mun itiraz ve inkar etti ve zannettiki, Kur’an mahluktur. Kur’an mahluktur sözü ile fitne köptü.Bunun için İmam Ahmet İbni Hanbel(ra) baş kaldırıp tepki gösterdi.Allah,kimi yüzer ak,kimi yüzler kara olduğunda onun yüzünü ak eylesin.

Ve yine itikad ederizki, şüphesiz Allahu teala Hz.Muhammed(sav)ın kal- bine Kur’anı inzal etti ve buyurdu: Şüphesiz bu Kur’an âlemlerin rabbi tarafından indirilmiştir. Onu, senin kalbine uyarıcılardan olasın diye açık bir Arapça ile Rûhulemîn indirmiştir.(Şuara:193-195) Topluca indirdi ve o levhi mahfuzdadır.Allahtan gelmeye başladı ve ona dönecektir.Tilaveti ile ibadet olunan,lafzında ve manasında mücize olan kelami ilahidir.Şu ayetlere bir göz atalım: Bu uyarıcı kitap kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler (cezalarını görecekler). O, gerçekten çok değerli bir kitaptır. Asılsız bir şey ona ne önünden ne arkasından yaklaşabilir. O, hikmet sahibi, övgüye lâyık olan Allah katından indirilmiştir.(Fussilet:41,42)Bu, bilen bir toplum için Arapça bir Kur’an olarak âyetleri genişçe açık lanmış bir kitaptır.(Fusilet:3) Kur’an’ı inceleyip düşünmüyorlar mı? Eğer Allah’tan başka birinden gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık ve çelişki bulurlardı!(Nisa:82) Kur’an’ı okuyup düşünmezler mi? Yoksa kalpler üzerinde kilitleri mi var?(Muhammed:24) Bu Kur’an, âyetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.(Sad:29)

8.MESELE:Biz itikad ediyoruzki: Kesin olarak Allah arşın üzerine isti- va etti.Bu istiva celal ve cemalına layık ve uygun bir şekilde,gökler üze- rinde,yaratıklarına zıt olarak.Onda mahlukattan bir şey yoktur.Mahlukat- da da Allahtan bir şey yoktur.Ehli Hulul şöyle dediler.(Müstehak olduk ları şey Allahtan onların üzerine olsun):Allah insanlardan birine hulul etti. Allahtan yüz çeviren sofilerin aşırıları geldi ve dedi.O kişide onların şeyhlerinden biri idi:Benim cubbemin içinde ancak Allah vardır. Halbuki

Allah onların dediklerinden ali ve yücedir,büyüktür.

İLAVE:Bu konuda anlaşılması için,Cübbelinin sözünü nakledeyim.Ne diyor:Güya Allah demişki:Ete kemiğe büründüm,Mahmut diye görün- düm. Bu cümle bize gerçeği izah için yeterlidir.

Vahdet-i vucudcülar geldiler(İbni Arabi ve İbni Sebiin gibi) .(Müstehak oldukları şey Allahtan onların üzerine olsun) Dediler ki:Allahla mahlu- kati birdir.Ağaç,taş,dağlar,insan,hayvan,kuşlar ve haşerat birdir.Dünyada

Sadece o vardır.O kainatta vadet-i vucudtür.Bunlara Allahın bu ayeti ile: (Bir de) "Allah evlât edindi" diyenleri uyarmak için...Bu konuda ne on- ların ne de atalarının bir bilgisi var. Ağızlarından çıkan bu söz ne kadar çirkin! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.(Kehf:4-5)

Allah arşın üzerine istiva etti,sözümüzün kaynağı şu ayet: Rahmân olan Allah arşa istivâ etmiştir.Göklerde, yerde, ikisinin arasında ve toprağın altında ne varsa hepsi O’nundur.Sen sözü açığa vursan da (gizlesen de), O gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir. Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; en güzel isimler O’na aittir.(Taha:5-8) O Allah ilmi ve murakebesiyle bizimle berabedir.Yerde ve göklerde hiç bir şey Allaha gizli değildir. O Allah, zıfırı karanlıkta, siyah taşlar üzerinde karanlık gecede karıncaları ve ayak seslerini görür ve duyar.Buda bize şunu gösteriyor:Allah ilmi ile bizimle beraberdir.

Allah,mümin veli kullarına destek verdi ve yardım etti.Hicrette peygam- berimiz ve arkadaşı Ebubekirin mağara hayatını şöyle anlatıyor: Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arka daşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.(Tevbe:40) Farkında değil misin, Allah gök lerde olanı da yerde olanı bilmektedir! Gizli gizli konuşan üç kişi yoktur ki dördüncüleri O olmasın; beş kişi yoktur ki altıncıları O olmasın. Bundan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka Allah onların yanındadır; nihayet kıyamet günü onlara yapıp ettiklerini bildirecektir. Çünkü Allah her şeyi bilmektedir. (Mücadele:7)Bu ayette bize şunu beyan ediyor.Allah ilmi ile beraberdir.

Kalbler yaratanı sever ve ona düşkün olur.Bir ayette: Kim izzet isterse bilmeli ki izzet tamamıyla Allah’a aittir. Güzel sözler O’na yükselir; rızâ sına uygun iş ve davranışları da O yüceltir. Sinsi sinsi kötülük tasarla yanlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzakları altüst olur.(Fatır:10) Diğer ayet:O, kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.(Enam:61)

9.MESELE:Biz itikad ederiz:Şüphesiz Allah, gecenin üçte birinde dün- ya semasına celalına layık ve uygun olarak inmekle iner. Sahih bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:Bize Mâlik, îbn Şihâb’dan; oda Ebû Abdillah el-Agarr ile Ebû Seleme ibn Abdirrahmân’dan; onlar da Ebû Hureyre’den tahdîs ettiler ki, Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Rabb’imiz Tebâreke ve Taâlâ her gece, gece- nin son üçte biri kaldığı zaman (keyfi­yeti bizce bilinmez bir hâlde) dünyâ semâsına iner ve: Bana kim dua eder ki, onun duasını kabul edeyim! Benden kim bir hacetini ister ki, ona dileğini vereyim! Benden kim mağfiret ister ki, ona mağfiret edeyim! Buyurur.”(Buhari)

10.MESELE:İtikad ederiz ki:Allahın melekleri vardır. Bazılarını isimle- ri ile Kur’anda zikretti.Örneğin:Cebrail ve Mikail gibi.Bazılarını isimleri ile zikretmedi. Biz hepsinede iman ederiz. Bir ayeti kerimede: Allah’ın elçisi ve müminler, rabbinden ona indirilene iman ettiler.Her biri Alla- h’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. "O’nun elçileri arasında ayırım yapmayız" ve "İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz rab- bimiz, gidiş sanadır" dediler. Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır. Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi ceza- landırma! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Üstesinden gelemeyeceğimiz şeyleri üzerimize yükleme! Bizi bağışla, ayıplarımızı ört ve bize rahmetinle muamele buyur! Sen bizim sahibimiz ve yardımcımızsın; artık inkârcı topluluğa karşı bize yardım et!(Bakara: 285-286)

Şimdi bazı kişiler,Azrail ölüm meleğidir derler.Ben diyorum ki, ne Kur‘- anda ve nede sahih sünnette okumadım,görmedim ve duymadım.Ancak ölüm meleğine‘MELEKÜL-MEVT’isim verilmiştir.İsrafil ise,Kur’anda ismi zikredilmemekle beraber bu isimle islami kaynaklarda varid olmuş- tur.Bizler,Allah isimlerini zikretsin,ister zikretmesin hepsine ima ediyo- ruz. Bu melekler arasında hafaza melekleri vardır,kabirlere müvkkel melekler vardır. Kişinin önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçiler vardır. Bir toplum kendisindekini değiştir medikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplu mun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz. (Rad:11)Munker ve nekir melekleri gibi.İnsanları takip eden melekleri vardır.Bunlar bir sınıfı ruhları kabz etmeye müvekkel melekle- dir.İcma- li ve tafsılı hepsine iman ederiz.Delillerini işittikten sonra her kim bunla- ra iman etmezse, o kimse kafir olmuştur.

11-MESELE:İtikad ve iman ederizki,Nebi ve Resullere indirdiği Allahın kitapları vardır.Kur’andan bir ayet: Allah’ın elçisi ve müminler, rabbin- den ona indirilene iman ettiler. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. "O’nun elçileri arasında ayırım yapmayız" ve "İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz rabbimiz, gidiş sanadır" dediler.(Bakara:285)

 

Son Güncelleme (Pazar, 31 Mayıs 2020 22:31)