Bu makale 27 kez okundu.

TEKFİR ETMEM

 

Şimdi sizlere, güncel konularla ilgili akidemi ilan ediyorum.

01-Çocukluğumuzdan beri kalktık,büyüdük, Hanefi Mezhebini tanıdık. Ebu Hanife(ra)nin fetvalarını amelde delil kabul ettik. Diğer Müçtehit- lerin hepsini baş tacı ederim. Ancak LAYÜS'EL kabul etmem. Rabbimin lütfettiği kadar, ilimden nasibimiz kadar daha kuvvetli delil buldum ve tatmin olduysam, onu mezhebimin önüne aldım ve alırım.

02-Askere giden her bir müslümanı istisnasız tekfir etmem.

03-Okula çocuğunu gönderen hiç bir insanı istisnasız tekfir etmem.

04-Oy veren insanları istisnasız tekfir etmem.(Şartları var.)

05-Devlet memuru oldu, esnaf oldu, vergi verdi, nufüz cüzdanını taşıdı, pasaportunu taşıdı diye insanları istisnasız tekfir etmem.

06-Mahkum olmuş kardeşim avukat tuttu diye tekfir etmem.

07-Resmi nikah kıyan insanları istisnasız tekfir etmem.

08-Allah (cc)nun hakkı olan hakimiyeti kendinde gören her kim olursa olsun istisnasız tekfir ederim.Genel olarak. İzahı gelecek.

09-Hadis ve sünneti kabul etmiyorum diyen kim olursa olsun istisnasız, tekfir etmem.(İncelerim.)

10-Kur'andan ve sahih sünnetten tek bir hükmü inkar eden, alay eden, kerih gören kim olursa olsun istisnasız, tekfir ederim.

11-Halkların hükmü konusunda Türkiye halkını durul-murekkeb olarak görürüm ve toptan tekfirde etmem,toptan mümin kardeşlerimde demem.

12-Cehalet konusundaki akidem, cehaletin mazeret olacağı ve olmaya- cağı yerler vardır. Bu kaide hem halk için hemde şuurlu ve bilinçli müs- lümanlar için geçerlidir. Hem büyük küfür hem küçük küfür için geçer- lidir.

13-Akidesini bilmediğim hiç bir diyanet imamının arkasında namaz kılmam. Diyanet personeli olmayan birisi namaza durmuş imam olmuşsa kılarım.(Sonradan akidesinin gayri meşru olduğunu öğrendiğimde iade ederim)

15-Demokratik Laik olan hiç bir insanın cenaze namazını kılmam. Varis ve muris olmam. (Varis ve müris olma konusu muhtelefun fih'dir.)

16-Küfrü sarih(küfrü bevvah), ancak beni yurdumdan sürüp çıkarmak istemeyen hiç bir kâfirle tebliğ ve davetin dışında kavga etmem. İkram ederim, ikramını kabul ederim.

17-Kafir dahi olsa, beni ziyaret ermek isteyen yada beni davet eden akrabalarımın davetlerini reddetmem. Bunu bir davet-tebliğ sebebi bilir ve kabul ederim.

18-Dağlarda, oralarda Allahın dinini yeryüzüne hakim kılmak için cihad eden mücahidleri yöntemlerimiz ayrıda olsa, severim ve dua ederim.

19-Mezhep imamlarının, müçtehitlerin ve ehli ilim ve tevhid alimlerinin dışında hiç kimsenin açıklamasını baş tacı yapmam.

20-Türkiye'de tevhit söylemi yapan, hatta ümmeti tekfir ettiklerini duy- duğum kişileri tekfir etmem, onlar bizim haddi aşan kardeşlerimizdir diye bakarım. Biz tevhide evet,şirke hayır diyen cemaatın ferdiyiz.

21-Yüzlerce sohbetlerde, ayrıca sorulan sorulara cevabımda beyan etti- ğim gibi, tekfir olayı herkesin yiyeceği okma değildir.İslami kaynaklar- da birini tekfir etmek için,Halife-i müslimin kafir olduğunu ilan etmiş ol- duğu veya Halifenin tayin ettiği kadı-hakimin ilan ettiği ve yahut kişinin kendi ikrarı ile kafir olduğunu beyan ettiğini kişileri tekfir edebiliriz.

22-Muşahhas ve malum kişiyi ismini zikrederek tekfir caiz değildir.Hat- ta bir hristiyanı ismini söyleyerek tekfir etmek caiz değildir.Kuranın ölçü çülerine göre, genel tekfir caizdir.Ama hususi olarak değil.Örneğin:Biz- ler İsaya Allahın oğlu diyenleri tekfir ederiz. Çünkü Allah, bir çok ayeti kerimede kafir diyor.Allahın kafir dediğine kafir demeyenin kendisi kafir olur.

23-Merhum hocamızın şirk fetvasını kabul edip etmediğim gündeme ge- tiriyor ve soru soruluyor. Mademki onu Halife kabul ettik, öyle ise onun fetvasına itirazımız olamaz. Sıradan bir hoca efendi verseydi,itirazımız olurdu. Fakat mesuliyet merhum hocamıza aittir. Her şeye rağmen, isim- lerini verdiği bazı kişiler hakkında celbi menfaattan ise, def-i mazarrat gereği, davet ve tebliğ gereği tevakkuf ediyorum. Zaten onunda beyanı- dır ki, siz tebliğ edin tartışmaya girmeyin, bir şey söylemeyin.Adres üze- rinde bellidir.

24-Benim falan hocayı veya filan kişiyi sevip sevmediğim soruluyor. Adeta yargılanıyorum. Ben tekfir konusun ince eleyip sık dokurken,ken- dim az çok ilim konusunda merhale kat etmişken korkuyorum, ama ilim- den bahresi olmayanlar medyanın verdiği ve içi fısk ve fucur dolu haber- lere dayanarak alleme-i cihan kesilerek ahkam kesiyorlar. Doğrusu çok üzülüyorum. Ne hallere geldik! Ben o hoca efendiyi ve diğer hoca efen- leri KÜFRÜ BEVVAH olmadığı müddetçe tekfir etmem, masum değil- ledir,belki büyük günah işlemişlerdir. Bu nedenle severim.Asla özel bir şekilde hakaret etmem. Ümmetin birlik ve maslahatı için vasat ne ise,onu takip ederim. Bu hallerimiz kıyametin alametlerindendir. Başa çıkmak ve kurtulmak nümküm değildir. Adam besmele çekmekten acız,elifi direk,beyi börek zannedecek kadar dini konulardan mahrum, ama seninle tart- şıyor ve sana senin dinin sana benim dinim bana diyebiliyor. Çok kor- kunç bir olay.

25-Vatan,millet,bayrak ve devlet sevgisi Allah ve peygamber sevgisini sollamış. Kendini müslüman sananlar,bu konuda ne Kuran ve nede sün- net kabul ediyorlar! Ego ve cehaletleri baş tacı olmuş.Onlara şu üç ayetin manalarını yazıyorum. Okusunlar. Allahu teala buyuruyor:Hal böyleyken öyle insanlar vardır ki hiç bir bilgiye, hiç bir delile ve hiç bir aydınlatıcı kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır durur.Allah yolundan saptırmak için kibirle kabararak tartışmasını sürdürür.Onun hakkı, dünyada rüsvaylık olduğu gibi, kıyamet günü de ona can yakıcı azap tattıracağız.(Bu âyetlerde, ilmin başlıca üç vesilesi önem kazanır: 1. Vahiy (aydınlatıcı bir kitap) 2. İlim, yani direkt olarak gözlem ve deney sonucu kazanılan bilgi. 3. Gerçeği bildiren rehber.)O vakit kendisine: “İşte bu, dünyada işlediklerinin cezasıdır. Yoksa Allah kullarına en ufak bir haksızlık bile yapmaz” denilir.Öyle insanlar vardır ki Allah’a, sırf bir hesaba binaen,imanla küfrün arasında bir yerde ibadet eder. Şayet umduğu faydayı elde ederse onunla huzur bulup sevinir, eğer bir sıkıntı ve imtihana mâruz kalırsa yüzüstü dönüverir.Dünyayı da âhireti de kaybeder. İşte besbelli olan hüsran budur.(Hac:8-11) Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi bile veli edinmeyin!İçinizden onları dost edinenler, zalimlerin ta kendileridir.

(Veli: hâmi, koruyucu, birinin işlerini deruhde eden kimse, yönetici, destek veren yardımcı, dost anlamlarına gelir.)De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım ve akrabanız, ter dökerek kazandığınız mallar, kesada uğramasından endişe ettiğiniz ticaret, hoşunuza giden konaklar, size Allah’tan ve Resulünden ve O’nun yolun- da cihad etmekten daha sevimli ve önemli ise, o halde Allah emrini gönderinceye kadar bekleyin!Allah öyle fâsıklar güruhunu hidâyet etmez, umduklarına eriştirmez. (Tevbe:23-24)

26-Birinci maddeye bıraz daha açıklık getirmek istiyorum.Örneğin:Cem olayı.Mezhepler arasında mutelefun fih olmasına rağmen benim tesbi- time göre 24 hadisi şerif var elimde. Şimdi bağlı olduğumuz mezhep var, hoca efendinin beyanı var,ihtilaf çıkmasın diye hakikatı nasıl gizleyelim?

Deniyorki, bu hadisleri Ebu Hanife görmedimi? Veya ona ulaşmadımı?

Onu bilemem.Ulaşmadı ise, ictihadları normal.Eğer gördülerse ve kendilerine ulaştı ise, yapılan ictihadları yanlış. Böyle bir şey söz konusu ola- maz. Ve hatta İmam Azamın(ra) kendi sözü:Sahih hadis bulursanız, benim ictihadımı duvara çarpın. Ben İmam Azamın ayak tozu olamam,a- ma, yirmidört hadisten bir tanesini buraya alıyorum(İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v), Medine’de korkulacak hiçbir şey yok- ken, yağmur da yağmadığı halde öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birlikte cem ederek kılardı. Niçin böyle kılardı? diyenlere, İbn Abbas: “Ümmetine zorluk olmaması için” cevabı nı verdi. (Ebû Davud, Salat: 274; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5)bu ve benzeri hadislere dayanarak a- mel ediyorum. Eğer bu suç ise, bana aittir. Kimseye empoze etmiyorum ve hastalığımın nedeni ile arada-sırada uyguluyorum.

27-Zuhri ahir namazı İslamın ana kaynaklarında olmayan bir uygulama.Ne peygamberimi(sav),ne sahabe ve nede tabiin devrinde kılınmayan bir namaz. Bu dine ilave değilmi? Yatsı namazının ilk sünneti ki, böyle bir sünnet yok. Sadece hanefi fıkıh kitaplarında uydurulmuş bir hadis vardır. Kaynağı yok. Bu konuda en sahih hadis şudur: İsteyen için iki ezan arası iki rekat namaz vardır. Şimdi soruyorum:Akşam namazında önce iki rekat namaz kılıyormusunuz? Yok. Hatta fıkıh kitaplarında akşam nama- zından namaz kılmak mekruhtur. Bu doğruları gündeme getirmek neden ihtilaf oluyor? Sanki bütün konularda ittifak etmişizde, bunlar kalmış.

28-Darul-harbda faiz almanın caiz olduğuna fetva veren Hanefi mezhebi- nin bu görüşünü terk ederek Merhum Hocamız haram olduğuna dair ya- lar kalrme almadımı? Hatta bu konuda mursel hadis olmasına rağmen. Yazılar arşıvlarda mevcuttur. Allahım hatalarımızı affeylesin.(Amin)

Not:Yıllardır aralarında olmama rağmen bana, hocam siz kimsiniz tanı- yamadık,kendinizi tanıtabilirmisiniz şeklinde soru soran kardeşlerime ihtaf olunur.

Allahın aciz ve mazlum kulu Muderrisim(Zafer)Hoca.

Son Güncelleme (Perşembe, 23 Kasım 2017 20:35)